Hadis Ekle

 sevgi mesajlari  muminkardes Muhakkak ki yiyip sukreden kimse icin nafile oruc tutup sabredeninki gibi ecir ve sevab vardir ( hadis ) 30-07-2010 22:25:11  sevgi mesajlari  muminkardes Iman, allaha, meleklerine,kitaplarina,peygamberlerine ve ahiret gunune inanmandir. Bir de hayir ve serriyle kadere inanmandir ( hadis ) 30-07-2010 22:23:27  sevgi mesajlari  muminkardes Sizin en hayirliniz : dunyasi icin ahiretini, ahireti icin dunyasini terk etmeyen ve baskisina yuk olmayan kimsedir ( hadis ) 24-05-2010 21:16:48  sevgi mesajlari  muminkardes Sana suphe veren seyleri terk et, suphe vermeyen seyleri yap. Zira dogruluk kalbleri sukunete kavusturur yalancilik supheye dusurur. ( hadis ) 24-05-2010 21:15:06  sevgi mesajlari  muminkardes Kazancin en hayirlisi, hakki ile yaptigi zaman, calisanin el emegi kazandigidir ( hadis ) 29-04-2010 23:01:18  sevgi mesajlari  muminkardes kim mescidden (insanlara) eziyet veren seyi cikarirsa, Allahu Teala, onun icin cennetinde bir ev insa eder (hadis) 28-03-2010 00:31:21  sevgi mesajlari  muminkardes Sizden kimin (din) kardesine ( herhangi bir) menfaat vermeye gucu yetiyorsa, onu menfaatlendirsin (hadis) 01-03-2010 23:10:23  sevgi mesajlari  muminkardes Kim el emeginden (isinden) dolayi yorgun olarak aksamlarsa, magfiret edilmis olarak aksamlar (hadis) 01-03-2010 23:08:11  sevgi mesajlari  muminkardes comert, ahlaki guzel bir genc cimri, kendini ibadete vermis kotu ahlakli bir ihtiyardan, cenabi hakka daha sevimlidir (hadis) 01-03-2010 23:06:47  sevgi mesajlari  muminkardes kucugumuze merhamet etmeyen ve buyugumuzun hakkini tanimayan ( hurmet etmeyen) bizden degildir. Bizi aldatan bizden degildir ( hadis) 04-02-2010 22:08:23

Hadisler

iletisim Haberler Hesabiniz Dosyalar Forumlar Ana Sayfa
muminler1

Hazreti Muhammed [s.a.v] : Allahü teâlânın insanlara gönderdiği peygamberidir. Muhammed aleyhisselâm Allahü teâlânın Resûlü yâni peygamberidir. Habîbi (sevgilisi)dir. Peygamberlerin en üstünü ve sonuncusudur. Babası Abdülmuttalib\'in oğlu Abdullah, annesi Vehb\'in kızı Âmine Hâtun\'dur. Mîlâdın 571 senesi Nisan ayının yirmisine rastlayan Rebî-ül-evvel ayının on ikinci Pazartesi gecesi sabaha karşı Mekke\'de doğdu. Babası O doğmadan önce vefât etti. Altı yaşındayken annesi, sekiz yaşındayken dedesi vefât etti. Sonra amcası Ebû Tâlib\'in yanında büyüdü. Yirmi beş yaşında hazret-i Hadîce ile evlendi. Bundan dört kızı iki oğlu oldu. Kırk yaşında bütün insanlara ve cinne peygamber olduğu bildirildi. Üç sene sonra herkesi îmâna çağırmaya başladı. Elli iki yaşındayken bir gece Mekke\'den Kudüs\'e ve oradan göklere götürülüp, getirildi. Mîrâc adı verilen bu yolculuğunda Cennetleri, Cehennemleri, Allahü teâlâyı gördü. Beş vakit namaz bu gece farz oldu. Mîlâd\'ın 622 yılında Allahü teâlânın emriyle Mekke\'den Medîne\'ye hicret etti (göç etti). Vefâtına kadar İslâmiyet\'i yaymaya ve insanları iki cihân seâdetine (mutluluğuna) kavuşturmağa çalıştı. Hicrî on bir (M. 632) senesinde Rebî-ul-evvel ayının on ikinci Pazartesi günü öğleden evvel vefât etti. Muhammed aleyhisselâm beyaz idi. İnsanların en güzeli idi. O her zaman dünyânın her yerinde olan ve gelecek bütün insanlardan her bakımdan üstündür.

Mumin Menu
Veda Hutbesi

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanir rahim

EY INSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyor um, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birlesemeyecegiz.

INSANLAR!

Bu günleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil mübarek bir sehir ise, canlariniz, mallariniz da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmustur.


ASHABIM!

Yarin Rabbinize kavusacaksiniz ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksiniz. Sakin benden sonra eski sapikliklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da isitenden daha iyi anliyarak muhafaza etmis olur.


ASHABIM!

Kimin yaninda bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çesidi kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Lâkin borcunuzun aslini vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz. Allah'in emriyle faizcilik artik yasaktir. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayagimin altindadir. Ilk kaldirdigim fâiz deAbdulmuttalib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâlari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nin kan davasidir.


INSANLAR!

Bugün seytan sizin su topraklarinizda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmistir. Fakat siz; bu kaldirdigim seyler disinda, küçük gördügünüz islerde ona uyarsaniz bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakininiz!

INSANLAR!


Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah emaneti olarak aldiniz; onlarin namuslarini ve iffetlerini Allah adina söz vererek helal edindiniz. Sizin kadinlar üzeridne hakkiniz, onlarin da sizin üzerinizde haklari vardir. Sizin kadinlar üzerindeki

hakkiniz, onlarin, aile yuvasini, hoslanmadiginiz hiçbir kimseye çignetmemeleridir. Eger razi olmadiginiz herhangi bir kimseyi aile yuvaniza alirlarsa, onlari hafifçe dögüp sakindirabilirsiniz. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki haklari, memleket görenegine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MINLER!


Size bir emanet birakiyorum ki ona siki sarildikça yolunuzu hiç sasirmazsiniz. O emanet Allah Kitabi Kur'andir.

MÜ'MINLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanin kardesidir, böylece bütün müslümanlar kardestir. Din kardesinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz baskasina helal degildir. Meger ki gönül hoslugu ile kendisine vermis olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakki vardir.

INSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkini (Kur'an'da) vermistir. Varise vasiyet etmege lüzum yoktur. Çocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardir. Babasindan baska bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan nankör, Allah'in gazabina, meleklerin lanetine ve bütün müslümanlarin ilencine ugrasin! Cenab-i Hak, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet ve sahadetlerini kabul eder.

INSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarisiniz, Âdem ise topraktandir. Allah yaninda en kiymetli olaniniz, O'na en çok saygi göstereninizdir. Arabin Arap olmayana -Allah saygisi ölçüsünden baska- bir üstünlügü yoktur.

INSANLAR!

Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'in elçiligini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve ögütte bulundun diye sahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek sahadet parmagini göge dogru kaldirarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek söyle buyurdu.)

Sahid ol yâ Rab!

Sahid ol yâ Rab!

Sahid ol yâ Rab!

ilmihal Bilgileri
32 Farz
54 Farz
Namaz
Oruc
Hac
Zekat
Teyemmum
Cuma Namazi
Teravih Namazi
mezheb
Meaheb Nedir?
Itikadi Mezhebler
Fikhi Mezhebler
Hanefi Mezhebi
Safii Mezhebi
Maliki Mezhebi
Hanbeli Mezhebi
mubarek Gunler
Ramazan Bayrami
Cuma Gunu
Kurban Bayrami
Kadir Gecesi
Regaib Kandili
Mirac Kandili
Berat Kandili
Hz muhammed (sav)
(sav) Isimleri
Hayati
Genclik Donemi
Evlilik Donemi
Guzel Ahlaki
Terikesi
Duasi
40 Hadis
Veda Hutbesi
Teravih Namazı




Teravih Namazı nı n Kaç Rek''at Olduğu
Teravih ramazan ayı na mahsus

bir gece namazı dı r. Yatsı namazı ndan sonra kı lı nı r. Kadı n erkek her müslüman

için sünnet-i müekkede bir namazdı r. Kı lı nmadı ğı takdirde kazası gerekmez. tek

başı na kı lı nabildiği gibi cemaatla kı lı nması kifai sünnettir. peygamberimiz

cemaatla namaz kı lmaya olan iştiyakı na rağmen farz namazları dı şı nda sadece

teravih namazı nı cemaatla kı lmı şlardı r. (1)


Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)

bu namazı n kı lı nması nı ümmetine tavsiye ve teşvik etmişlerdir: ''Kim inanarak ve

sevabı nı umarak Ramazan namazı nı kı larsa geçmiş günahları ndan bir kı smı

bağı şlanı r.'' (2) buyurmuşlardı r.
Buhari teravihin önemine

binaen bu hadisi ''nafile olan Ramazan Namazı nı kı lmak imandandı r'' başlı ğı ile

açtı ğı bir babda zikretmiştir.(3)
Toplumumuzda her kesimin

ilgisini çeken bu çok sevimli ve ruhlara ferahlı k veren neşeli ibadetimiz

ülkemizde büyük bir huşu ve huzur içerisinde yerine getirilmekte toplumumuzda

birlik beraberliği ve uzlaşı yı da beraberinde getirmektedir.
Teravih namazı nı ilk olarak

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bir ramazan gecesi ashabı ile birlikte

kı lmı şlardı r. Ertesi gün duyulunca cemaat artmı ş yine teravih namazı beraber

kı lı nmı ştı . Üçüncü gece cemaat daha da çoğalmı ş yine Rasullüllah hanesinden

çı kı p teravih namazı nı ashabı yle kı lmı şlar ancak dördüncü gece cemaat mescide

sı ğmayacak derecede çoğalı nca Peygamberimiz yalnı z yatsı namazı nı kı ldı rarak

hanesine çekilmiş teravih namazı için çı kmamı ş ve sabah namazı na kadar bekleyen

cemaata namazdan sonra ''teravih için beklediğinizi biliyordum fakat üzerinize

farz olur da edası ndan aciz kalı rsı nı z diye korktum.'' (4) buyurmuştur. O günden

sonra herkes teravih namazı nı evinde veya mescidde kendi kendine kı lmaya devam

etmiştir. Hz.Ömer devlet başkanlı ğı sı rası nda teravih namazı kı lmadaki

dağı nı klı ğı görmüş bunu önlemek için cemaati bir imam arkası nda toplayı p tekrar

cemaatla kı lmanı n daha hoş olacağı nı arkadaşları na söylemiş ve ashabı n ileri

gelen hafı zları ndan U''bey ı bn-i Kâ''bı imam tayin ederek teravih namazı nı n

cemaatla kı lı nması nı başlatmı ştı r. Hz.Ömer halkı n dini bir vecd ile namaz

kı ldı kları nı görünce ''bu ne güzel bir adet oldu'' diye sevincini belirtmiştir.

Gerçi teravih namazı zamanı saadette vardı . Birkaç gece de olsa bizzat

Rasulüllah''ı n beraberinde cemaatla kı lı nmı ştı . Dinde olmayan birşey dine

sokulmamı ştı . Bu bakı mdan Hz.Ömer''in ''şu ne güzel bir bid''at oldu'' sözündeki

bid''at ifadesi dinde olmayanı dine sokma anlamı nda değildir. Belki cemaatla

kı lı nması nı n yeniden ihdas edilmiş olması anlamı ndadı r. Bunun da bir sakı ncası

yoktu. Çünkü Hz.Peygamber farz sayı lacağı endişesiyle teravihin cemaatla

kı lı nması nı bı rakmı ştı . Onun irtihalinden sonra artı k böyle bir endişe de

kalmamı ştı . Teravihin tekrar cemaatla kı lı nması şariin maksadı na aykı rı

değildi.
Nitekim bilahire Hz.Ali

(r.a.) da bu namazı teşvik etmiş ve ''Ömer mescidlerimizi teravihin feyziyle

nurlandı rdı ğı gibi Allah''da Ömer''in kabrini öyle nurlandı rsı n'' diye

memnuniyetini belirtmiştir.


Hz.Ömer zamanı ndaki cemaatla

kı lı nan teravihin kaç rek''at olduğu hakkı nda iki rivayet vardı r: Vekî''ı n malik

ı bn Enes''den onun da yahya ı bn Sa''d''dan rivayetine göre Hz.Ömer görevli birisine

cemaatı na yirmi rek''at kı ldı rması nı emretmişti.(5)
Hz.Aişe''den Hz.Peygamber''in

ramazanda ve sair gecelerde, bir rivayette onbir, diğer rivayette onüç rek''attan

fazla namaz kı lmadı ğı hakkı ndaki sahih rivayete ilaveten Hz.Ömer''in de

Muvatta''daki rivayete göre onbir rek''at kı ldı rması için U''bey ı bn Kâ''b''a emir

verdiği hakkı ndaki rivayetleri karşı sı nda Beyhakî''nin Said ı bn Yezid''den Hz.Ömer

döneminde teravihi yirmi rek''at kı ldı kları na dair rivayetini ı mam Nevevî te''lif

etmiş ve Hz.Ömer''in onbir rek''at emri, döneminde ilk kı lı nan teravih gecelerine

aitti. Sonra teravih yirmi rek''at olarak yerleşmişti. şimdiye kadar

devamedegelen de budur. ''(6) demiştir.
Teravih namazı nı n asrı

saadette ve ondan sonraki dönemde rek''atları nı n adedi hususunda daha geniş

malumat edinebilmek ve sağlı klı bir sonuca kavuşmak için Allame Bedreddin

Aynî''nin Umdetü''l-kârî isimli eserindeki malumata kı saca bir göz atma

ihtiyacı nı duymaktayı z.
Bu ı slâm aliminin verdiği

bilgiye göre Resûuli Ekrem''in gece namazı nı n gerek kemiyet ve gerek keyfiyeti

hakkı ndaki haberleri Hz.Aişe ile ı bn-i Abbas''tan başka daha birçok sahabiden

gelmektedir. Bu husustaki rivayetlerin özeti şunlardı r:
Tirmizi ‘nin Medine''lilerin

uyguladı kları nı söylediği teravih namazı vitirle birlikte kı rkbir rek''attı r.


ı mam Mâlik''den meşhur olan

otuzaltı rek''at teravih, üç de vitir''dir....





Tirmizi ekseri ilim ehline

göre teravih yirmi rek''attı r, zira Hz.Ömer, Hz.Ali (r.a.) ve daha başka

sahabilerden rivayet edilen de budur. Bizim Hanefi ekolünün görüşleri ve sözleri

de budur.......demiştir.
Saib ı bn Yezid''den Ömer ı bn-i

Hattab''ı n U''bey ı bn-i Kâ''b ile temimi Dari''ye ramazan imamlı ğı verirken yirmi

bir rek''at kı ldı rmaları nı söylediği yüzer âyet okunarak kı lı nan bu namazdan

cemaat dağı lı rken nerdeyse tan yeri ağaracağı rivayet edilmiştir.
ı bn-i Abdilberr demiştir ki

Haris ı bn-i Abdirrahman ı bn-i Ebî Zübab''ı n Saib ı bn-i Yezid''den rivayetine göre

de teravih namazı Hz.Ömer zamanı nda yirmiüç rek''attı . Bunun üçü vitir namazı ydı .


Hz.Ali''den gelen bu husustaki

rivayete gelince Vekî''in, Hasan ı bn-i Salih kanalı yla Ebu''l Hasna''dan, gelen

rivayetine göre de Hz.Ali görevli bir adama teravih namazı nı yirmi rek''at

kı ldı rması için emir vermişti.....
A''meş, Abdullah ı bn-i

Mes''ud''un da ramazan ayı nda yirmi rek''at teravih üç de vitir kı ldı ğı nı

söylemiştir.
Bedreddin Ayni Tabiinden bu

görüşte olanları n isimlerini de verdikten sonra diyor ki ı bn-i Abdilberr de

demiştir ki cumhur-i Ulema''nı n kavli de budur. Kufe uleması , ı mam-ı şafii''yi ve

birçok fukaha da bu görüştedirler. Sahabe''den bu hususta bir ihtilaf da

sözkonusu olmamı ştı r. U''bey ı bn-i Kâ''b''dan sahih nakledilen de budur.
Allame Aynî teravih

namazı nı n rek''atları yle ilgili başka rivayetlere de şöyle temas etmektedir:


Ebu Mucliz''den gelen rivayete

göre bu zat cemaata onaltı rek''at kı ldı rı r her gece kur''an''ı n yedide birini

okurdu.....
Teravihin onüç rek''at

olduğunu Saib ı bn-i Yezid söylemiştir ve demiştir ki: Biz Hz.Ömer zamanı nda onüç

rek''at kı lardı k. Ama yeminle söyliyeyim ki mescidden ancak sahaba karşı

çı kabilirdik. Her rak''atı nda elli-altmı ş âyet okunurdu. ı bn-i ı shak diyor ki,

bu hususta duydukları mı n en sağlamı ve uygunu budur.
Bedreddin Aynî bu onüç rek''at

Hz.Ömer''in döneminde işleme koyduğu ilk gecelere ait teravih namazı ydı . Sonra

bunu yirmi üç''e çevirmişti, diyor. (7)
Bu hususta ı bn-i

Ebî şeybe''nin el-kitab-ül Musannefinde: Hz.Ömer yirmi rek''at teravih kı lı nması nı

emrettiği tasrih edilmiş, Abdülaziz bin Refîin U''bey bin Kâ''b''ı n ramazanda

Medinede yirmi rek''at teravih, üç rek''at da vitir kı ldı rdı ğı nı söylemiştir.(8)


Saib bin Yezid diyor ki biz

Hz.Ömer zamanı nda yirmi rek''at teravih ve ayrı ca vitir kı lardı k. Nevevi Hûlâsada

bunun isnadı sahihtir. diyor. Muvattadaki onbir rek''at rivayeti başlangı ca

aitdi, sonradan yirmi üzerinde istikrar etmiştir, tevarûs eden de budur...(9)


Mezhep ı mamları nı n görüşüne

gelince:
ı mam Malik''den otuz altı

rivayetine karşı lı k öteki üç mezhep imamı da teravih için yirmiden noksan bir

sayı yı benimsememişlerdir. Bu hususta Tahavî Cessas''ı n telhîs ettiği

''ı htilâf''ü Ulema'' isimli eserinde bu hususda sadece şu bilgiyi vermiştir.


Hanefiler ve ı mam şafiî

vitirden başka yirmi kı lı nı r. demişlerdir.
ı mam Malik vitirle beraber

otuz dokuz kı lı nı r, otuz altı sı teravih üçü vitirdir demiş. Ve insanları n

kadimden uygulayageldikleri budur. diye de ilave etmiştir.
Saib ı bn-i Yezid Hz.Ömer

zamanı nda biz ramazanda yirmi kı lardı k. Fakat yorulur değneklere dayanma

ihtiyacı duyardı k demiştir.
Hasan ı bn-i Hayy, Amr ı bn-i

Kays''dan, o da Ebul Hasna''dan rivayet etmiştir ki: Hz.Ali (r.a.) bir kişiye

ramazan da cemaata yirmi rek''at kı ldı rması nı emretmiştir.(10)
ı bn-i Rüşd bu hususta şu

bilgiyi veriyor: Ramazanda kı lı nan namazı n rek''atları sayı sı nda Alimler ihtilaf

etmişlerdir. ı mam-ı Malik iki görüşünün birinde, Ebu Hanife, ı mam şafii ve ı mam

Ahmed ve Davud bu namazı n vitir namazı ndan başka yirmi rek''at olduğunu

söylemişlerdir. ı mam Malik''den ı bn-i Kası m''ı n anlattı ğı na göre ı mam Malik,

teravihin otuz altı , vitir namazı nı n da üç olduğunu ve bunu güzel gördüğünü

nakletmiştir.
Rek''atları n adedindeki

ihtilaf bu husustaki naklin ihtilafı na bağlı dı r. şöyleki Malik, Yezid ı bn-i

Ruman''dan Hz.Ömer zamanı nda insanları mı z yirmi üç rek''at kı lı rlardı diyor.


ı bn-i Ebi şeybe Davud ı bn-i

kays''dan tahricine göre davud ı bn-i kays demiştir ki insanları mı z Ömer ı bn-i

Abdülaziz ve Eban ı bn-i Osman zamanı nda Ramazanda Medine''de üç rek''at vitir

namazı olmak üzere otuz altı rek''at namaz kı larlardı .
ı bn-ül Kası m''ı n ı mam

Malik''den anlattı ğı na göre ötedenberi uygulanagelen bu idi. Yani ramazan namazı

otuzaltı rek''attı .(11)


ı LK TERAVı H
Peygamberimizin ashabı na

kı ldı rdı ğı ilk teravih namazı ndan bahseden muteber hadis kaynakları nı n

verdikleri hadislerde teravih namazı nı n rek''atları ile ilgili bir sayı yoktur.

Bu sayı , Hz.Aişe''den rivayet edilen, Peygamberimizin gece namazları hakkı ndaki

varid olan soruya Hz.Aişe''nin verdiği cevapla tesbit edilmeye çalı şı lmı ştı r.

Hz.Aişe''den Rasulüllah''ı n ramazandaki gece namazı ndan sorulduğunda Hz.Aişe

''Rasulüllah (s.a.v.) ne ramazanda ne de ramazandan başka gecelerde onbir rek''at

üzerine ziyade etmiş değildir.'' (12) karşı lı ğı nı vermiştir. Başka bir

rivayette bu sayı onüç rek''at olarak hadiste yer almı ştı r. (13)


Ancak Hz.Aişe''nin

Hz.Peygamberin gece namazları ile ilgili belirttiği bu sayı nı n kesin olarak

teravihle ilgili olduğu şüphelidir. Zira Hadisin Sûret-i Sevkinden de

anlaşı lı yor ki Rasulüllah''ı n devamlı kı ldı ğı bir gece namazı vardı . Acaba

ramazan münasebetiyle her ibadetinde olduğu gibi Peygamberimizin bu namazı nda da

bir değişme, bir artı ş olur muydu? şeklinde bir yaklaşı mla sorulmuş olabileceği

variddir. Hz.Aişe''nin, Rasulüllah''ı n gece namazı nı övmesinden de anlaşı lı yor ki

soru sadece ramazandaki bu gece namazı hakkı nda idi. Hz.Aişe soranı n bir

şüphesi kalması n diye Rasulüllah''ı n hem ramazandaki hem de ramazandan başka

gecelerdeki namazı nı kapsayacak şekilde cevap vermiştir.(14) Hz.Aişe''nin bu

cevabî cümlelerinde teravih namazı nı veya kı yam-ı Ramazanı iş''ar eden bir tasrih

ve tabir de yoktur. Ayrı ca Hz.Aişe''ye bu soru ne zaman sorulmuştur? sorunun

sorulduğu günlerde teravih namazı biliniyor muydu? Hz.Ebu Zerr-i ElGı fari diyor

ki Rasulüllah''ı n ilk olarak ashabı yla kı ldı ğı teravih namazı o yı lı n ramazanı nı n

yirmiüçüncü, yirmidördüncü, yirmibeşinci, gecelerinde idi. Demek ki o güne kadar

böyle bir namazı henüz kimse bilmiyordu. Rasulüllah''ı n gece namazları hakkı nda

sorulan bir soruya Hz.Aişe''nin cevabı ilk teravih namazı ndan önce miydi,

sonramı ydı ? Bu sorunun cevabı nı tam olarak verebilmemiz için, Buhari''nin bu

hadisi teravih hakkı nda açtı ğı babda zikretmesinden başka elimizde natı k bir

delil yok gibidir.





Nasslardaki şumûllülük,

konusunda kesin hüküm ifade edemiyeceğine bakı lı rsa sadr-ı ı slâmda teravih

namazı sekiz rek''attı . diye kesip atmanı n isabetli olmayacağı anlaşı lı r.




Fakat şu bir gerçektir ki:

Hz.Ömer döneminde başlayı p, Hz.Ali ve Hz.Osman dönemlerinden beri ı slâm aleminde

teravihin yüzyı llarca yirmi rek''at olarak kı lanagelmesi onu, böylece bütün ı slâm

toplumunun üzerinde ittifak ettiği bir üne ve özelliğe kavuşturmuştur ki

Rasulüllah, ümmetinin yanlı ş bir iş üzerinde toplanmı yacağı nı bildirmiştir.(15)


ı mam Ebu Yusuf, üstadı Ebu

Hanife''den, teravih namazı nı n hükmünü ve Hz.Ömer tarafı ndan ne gibi bir delile

istinad edilerek bu namazı n yirmi rek''at olmak ve cemaatle eda edilmek suretiyle

ortaya konulduğu sormuştu. ı mam A''zam, cevaben demişti ki: Teravih namazı hiç

şüphesiz bir sünnet-i müekkededir. Hz.Ömer bu namazı n cemaatla yirmi rek''at

kı lı nması ne kendi ictihadı yle ne de sı rf kendi düşüncesinden çı kartmı ştı r. O,

Asr-ı Saadette carî olmayan bir din meselesini ihdas edip ortaya koyan bir

bid''atçı değildir. Elbette Hz.Ömer bunu kendisine malum olan dinin bir ası l

kaynağı na ve Rasullüllah''ı n bir tavsiyesine dayandı rmı ştı r.(16)


Hakkı batı ldan, sünneti

bid''atdan ayı rmak hususunda müstesna kudreti ve din hususunda üstün deredeki

dikkati, isabetli görüş ve ictihadı , müsellem olan Hz.Ömeru''l-Faruk şer''i bir

konuda kaynak olmaya değer bir kabiliyettir. Bu bakı mdan gerek Hanefi fukahası ,

gerek şafii fukahası nı n büyükbir kı smı teravih namazı nı n yirmi rek''at olarak

sünnet kı lı ndı ğı nı söylemişlerdir.(17)


Görüldüğü üzere Hz.Ömer,

Hz.Ali ve Hz.Osman dönemlerinden başlı yarak günümüze kadar uygulandı ğı biçimiyle

teravih namazı yirmi rek''attı r. Bütün fı kı h kaynakları mı zda da teravih yirmi

rek''at olarak ele alı nmı ş ve işlenmiştir. şu anda başta ülkemiz olmak üzere

bütün ı slâm ülkelerinin camilerinde cemaatla teravih namazı yirmi rek''at olarak

kı lı nmaktadı r. Bu mübarek rahmet ayı nda büyük bir zevk ve iştiyakla,

kadı nı -erkeği, genci-yaşlı sı , hatta çoluk-çocuğu ile tam bir kaynaşma, sevgi,

saygı , huzur ve sükun içerisinde dolup taşan mabetlerimizde eda edilen bir

ibadetimizin rek''at sayı sı nı tartı şma konusu yaparak toplumumuzda dine karşı

şüphe uyandı rmak ve toplumumuzu sebepsiz yere bir fikir kargaşası na sürüklemek

iyi niyetli hiç kimseye bir şey kazandı rmaz. Aksine yokyere toplumumuzda

tedirginlik, huzursuzluk ve sitresin artması na sebep olur ki, bu ibadetlerin

ruhuna da aykı rı dı r.
--------------------------------------------------------------------------------
(1) ı mam-ı Muhammed''in Ziyâdâtı
(2) Muvatta C.1, Sh.113; Buhari, C.1, Sh.251;

Müslim C.1 Sh.523
(3) Buhari, ı man 25,27 C.1, Sh.14
(4) Buhari 2/252; müslim 1/524
( 5).El-Kitabu''l Musannef Li ı bn-ı Ebi şeybe

2/163-164
( 6).ı bn-ü''l-Hümam Fethu''l-Kadir C.1 Sh.334


(7) Aynî C.5, Sh.357 Neylü''l-Evtar C.3, Sh.61


( 8) El-Kitab-ül Masannef 2/163-164
(9) Feth-ûl Kadir (ı bn-i Hümam) 1/336


(10) ı htilafü''l-Ulema, C.1, Sh.312 Madde:271


(11) ı bn-i Rüşd, Ö.595 H. Bidayetü''l Müctehid

ve Nihayetü''l Muttası d.Darûl Hı lafeti''l-Aliyye

1333H.bkz.Neylü''l-Evtar metni münteka C.3, Sh.60, rakam.5
(12) Muvatta 1/120
(13) Muvatta, 1/121, Müslim, 1/508-510


(14)Bkz.Tecrid Tercemesi, C.4, S.119


(15) Tirmizi, 4/466 No:2167.

Mekası dü''l-Hasene rakam 1288, Pezdevî 3/439, Keşfü''l-Hafa: rakam 1179. ı bn-i

Hanbel 6/396
(16) Bahr-ı Raik, ı htiyar 1/68


(17) Bkz.Tecrid tercemesi, 4/85-86










Copyright © MuminKardes.Net| islam, Kuran, Hadis,,ilmihal, islami içerik Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma: 2009-10-05 (85 okunma)

[ Geri Dön ]

MuminKardes.net sitesi Dunyada Kacinci Sirada MuminKardes sitesinin Tum Icerigi Googlede Spamcilara karsi savasin
Islami Siteniz Islami Siteniz
[ Islam| Kurani- Kerim |Hadis| Bebek Bakimi |Islam Forumu| Ticaret |Dini Sorular| Biliyormusunuz |Chatlack| Ayyildiz-TC| Dini Site|

Web sitemiz PHP-Nuke © 2006 kodlarina sahiptir.
www. M U M I N K A R D E S .net
© 2008 - 2010